Forum

site ekle, dizin, toplist, google kayıt, arama motorları, hitlist, siteler, destekleyenler, sayaç, hit >> Forum
türk taş dünyası

Dünyanın en çok Süstaşı çıkan yeri TÜRKİYEDİR Dünyaca sadece Eskişehir’de çıkarılan ‘lületaşı’ madeninden sonra, Eskişehir’in süstaşı ve ‘mavi altın’ olarak bilinen Kalsedon madeni bakımından da çok zengin olduğu ortaya çıktı. Eskişehir’in ve yöresinde özellikle Sakarya Nehri’nin oluşturduğu Sakarya Vadisi ve çevresinde kalsedon, süt opal, dentiritli opal, krisopras, japer, yeşil opal, agat ve benzeri süs taşları bol miktarda bulunmaktadır. Ancak, çeşitliliği ve miktarı tam olarak bilinmemektedir. Taşlar bilinçli bir şekilde çıkarılmadığı ekonomide büyük kayıplar meydana gelmektedir. Eskişehir’in Sarıcakaya, Seyitgazi ve Bolu sınırında Mavi Kalsedon, Sarıcakaya İlçesinde Mor Kalsedon ile Pembe Kalsedon, Bantlı Kalsedon ve Gröna taşı bulunmaktadır. Yine, Sivrihisar ilçesinde Süt Opal, Krizopas, Prosuk barajı civarında Agat, Dereyalak Köyü yakınlarında da Dendiritli Opal taş madenini görmek mümkündür. Çeşitli renk ve yapılardaki bu yer altı kaynaklarımız, üretimden kaynaklanan yanlış stratejiler sonucu yurt ekonomisine yarardan çok zarar getirmektedir. 1972 yılında Lületaşının ham olarak ihracatının tamamen yasaklanması ne kadar olumsuz ise pipo dışında lületaşının özgün bir işleme tarzının oluşturulmaması da o kadar olumsuzdur. Aynı kriter süs taşı zenginliklerimiz için de geçerlidir. KALSEDON UZAKDOĞU DA İŞLENİYOR TAŞ İNSANI KÖTÜLÜKTEN KORUYOR .. Türkiye’de ham olarak çıkartılan Kalsedon uzak doğu ülkelerinde işlenerek tekrar Türkiye’ye satılıyor. Türkiye’de süstaşı zenginliklerinin değerinin bilinmesi ve işlenerek ülke ekonomisine katkı yapılması gerekiyor. Maden sahiplerinin bilinçli olmaması nedeniyle, madenlerimiz yağmalanıyor. Ülkede katma değer yaratma imkanı varken, bu katma değerin başka ülkeler tarafından kullanılması sağlanıyor. Anadolu’da süstaşı madenciliğinin en eski hammaddelerinden biri olan Kalsedon en az 6000 yıldır bilinmekte ve kullanılmaktadır. Farklı kültür ve toplumlarda Kalsedon madenine karşı duyulan ilgi taş ile ilgili çeşitli efsanelerin ortaya atılmasına da neden olmuştur. Halk arasındaki yaygın inanışa göre, Kalsedon taşı insanı kötülükten, kabustan ve gece uykusuzluğundan koruyor. İnsana güven sağlıyor ve metabolizmanın dengeli bir şekilde çalışmasını sağlıyor. TAŞIN ADI NEREDEN GELİYOR.. Roma ve Bizans dönemlerinde İstanbul Kadıköy’ün adı Chalcedon veya Calchedon olarak biliniyor. Eskişehir’in Sarıcakaya ilçesinin Mayıslar Köyünden çıkarılan Kalsedon madeni Kadıköy limanından gemilere yükleniyor ve dünyanın her tarafına gönderiliyordu. KALSEDON MADENİNİN JEOLOJİK ÖZELLİKLERİ: Doğada çok bulunan oksijenli silisyum bileşiği çeşidi olan Kalsedon minerali tortul kökenlidir. Suyun yoğun olarak bulunduğu ortamlarda koloidal silis çözeltilerinden çökelir. Sakarya Nehri güzergahında bulunuşu bu jeolojik özelliklerinden kaynaklanır. Kalkolotik dönemden (M.Ö. 5500-3000 yılları) bu yana kalsedondan yapılmış küpe, gerdanlık, ve diğer takı malzemelerine arkeolojik kazılarda rastlanmaktadır. Madenin Mezopotamya’ya ve Ege Adalarına kadar gittiği kazılarda çıkan örneklerden anlaşılmaktadır. MÖ 2500 yıllarında Mezopotamya da Asurlular, M.Ö 2000 yıllarında Girit adasındaki Minos’lular, M.Ö. 1000 yıllarında Doğu Anadolu civarında Urartular mühür yapımında kalsedon kullanmışlardır. Uygarlığın ve teknolojinin gelişimi ile birlikte, Roma ve özellikle Bizans döneminde kalsedon tüm dünyaya ihraç edilen bir süstaşıdır. Bergama yöresinde bulunan 10 cm’lik kalsedondan bir kadın heykelciği halen İstanbul Arkeoloji Müzesinde bulunmaktadır. Sertlik derecesi fazla olması nedeniyle (7-7.5) kalsedon Türkiye’de, işlenememektedir. Bu olumsuz durum, madeni çıkartan özel şirketler kalsedon madenini hammadde olarak Hindistan, Çin ve Hong-Kong’a gönderiyor. Sonrada takı maddesi olarak geri alıyor..bizde bu forumda türkiyenin dünyadaki yerini tüm insanlara anlatmaya çalışıyoruz..asanusta ve ekibi olarak bunu başaracağımıza inanıyoruz ve kararlıyız. \r\n